Veya pulculuk da diyebiliriz. Bununla uğraşan insanlara da Filatelist denir. İlk kez İngiltere’de kullanılan posta pulu, hemen ardından diğer devletler tarafından da kullanılmaya başlanmıştır: İsviçre (1843, Zürih Kanton Pulu), Brezilya (1843, Öküz Gözü), Amerika Birleşik Devletleri (1845, Başkanlar), Fransa (1849, Ceres Serisi), Belçika (1849, Kral I. Leopold) gibi. Filatelislik (içinde pul koleksiyonculuğunuda barındır) başta kendi ülkesi olmak üzere değişik ülkeler hakkında tarihi, coğrafyası, kültürü, doğası, önemli insanlarını vb. konular hakkında merakının verdiği ölçüde geniş bir bilgi birikimine sahip olunabilinir. Pulların, pul tüccarları tarafından alınıp satılmaları neticesinde oluşan fiyatları vardır. Bu fiyatlar, bir pulun nadir bulunmasına, kondisyonunun iyi olmasına (yıpranmamış, kirlenmemiş, çizilmemiş, arkasında parmak izi bulunmuyor olmasına), az sayıda üretilmiş olmasına, erörlü olmasına (basım esnasında oluşan ve posta idaresi tarafından satışa sunulurken fark edilmeyen renk, şekil hataları) vb. bağlı olarak değişir. Bir pulun ne kadar eski olursa o kadar değerleneceği kanaati ilkesel olarak doğru değildir.Örneğin beş yıl önce çıkmış bir pul 100 yıl önce çıkmış bir puldan, çeşitli sebeplerle, daha değerli olabilir. Türk Filatelisi üç bölüm olarak incelenir;- Osmanlı Dönemi
- Anadolu Hükümeti Dönemi
- Türkiye Cumhuriyeti Dönemi
Osmanlı Dönemi pulları nadir olmasından dolayı dünyada pul koleksiyoncuları arasında büyük bir ilgi uyandırmaktadır. Bu hobiyle ilgilenecek olanlar için; Türkiye Cumhuriyeti adına posta pullarını çıkarma yetkisi PTT ye ait olup Filateli aboneliği sayesinde de sınırlı sayıda çıkarılan pulların tükenmeden temin edebilisiniz. Ayrıca şunlara da bakabilirsiniz.





